Çayı Kahveyi Koyun Gelin #3: Tarihi Apollo 11 Görevinde Yer Alan Türk Bilim İnsanlarının İlham Veric

Bundan tam 50 yıl önce 3 insan, aileleri dahil yeryüzündeki tüm insanları terk ederek Dünya’dan ayrıldı. Kendilerinden 2000 yıl önce yaşayan toplumların tapındıkları Ay’a, bilim ve teknoloji sayesinde ayak bastılar. Tarih yazıldı. O tarihi yazanlar arasında 2 Türk de vardı. Apollo 11 hakkında, başka yerde zor bulacağınız bir hikayeyi anlatıyoruz.


Son 52 yıldır hiçbir insan Ay’a gidemedi. Soğuk Savaş dönemindeki çetin ABD - Sovyetler rekabetinin bir sonucu olan Apollo görevleri, tarihte hala bir ilki simgeliyor. Her ne kadar ABD ve medya organları; Apollo görevlerini bir kültür milliyetçiliğine dönüştürse de yaşananlar sadece "insanlığın başarısı" olarak tarih kitaplarında anlatılıyor. Bundan yarım asır önce gerçekleşen Apollo 11 görevinde yeryüzünde 400 binden fazla insan çalışmıştı. Bu proje ABD'li NASA çatısı altında olsa da aslında her milletten, her ülkeden insanın seferberliğiydi. Arkasında yer alan bilimsel ve teknolojik birikim, insanlık tarihi boyunca yaşanan gelişmelerin sonucuydu. 2000 yıl önce bazı ulusların tapındığı biricik ayak basmak, sadece uzayda değil akıllarda da bazı mesafelerin kat edilmesini sağladı. Bu görevde iki Türk bilim insanı da vardı.

Aşağıdaki iki mühendise iyi bakın, çünkü onları ilk defa görüyor olabilirsiniz: Solda Arsev Eraslan, sağda ise İsmail Akbay var. Peki kim bu adamlar, dahası NASA’da ne işleri var?

Herhalde bugün, yolda dedeniz yaşında birisi karşınıza çıkıp “Ben NASA’nın Apollo 11 görevinde kullandığı yazılımları geliştirdim” dese çok ciddiye almazsınız. Ancak o kişi Arsev Eraslan ise inanmanızda fayda var. Babası Türkiye’nin ilk uçak mühendisi Necdet Eraslan olan Arsev Bey, Türkiye’de makine mühendisliği eğitimi aldıktan sonra 1959 yılında ABD’ye gitti. ABD’de yüksek lisans ve doktorasını yaptıktan sonra NASA’da yazılımcı olarak çalışmaya başladı.

Gelelim İsmail Akbay’a. Liseyi Haydarpaşa’da okuduktan sonra üniversite eğitimi için ABD’ye giden İsmail Bey, 1956’da Tennessee Üniversitesi’nden genç bir fizik mühendisi olarak mezun oldu. Okurken tanıştığı Dr. Wernger Von Braun, genç İsmail’i NASA’nın Marshall Uzay Merkezi’nde çalışmaya davet etti. Akbay, burada Saturn V roketinin F1 motorunu geliştiren ekibe dahil oldu. Bu arada Saturn V, Apollo görevlerinde kullanılan roketin ta kendisi oluyor.

Her iki ismin de hikayesine Apollo 11’i anbean yaşarken anlatacağız. Şimdi kaldığımız yerden devam edelim...

Dünya’da soğuk, uzayda sıcak savaş ve Apollo Projesi:

25 Mayıs 1961’de dönemin ABD Başkanı John F. Kennedy, henüz 3 yıl önce kurulmuş olan devlete ait Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’ne ya da İngilizce adının kısaltmasıyla NASA’ya bir görev verir: “1970 yılına kadar mürettebatlı bir sefer ile Ay’a ulaşmalı ve Dünya’ya dönmeliyiz.”

Bu görevin arkasında Sovyetlerin uzay çalışmalarında yaşanan gelişmeler büyük etki sahibidir. Uzaya giden insan yapımı ilk uydu Sputnik-1, Sovyetler tarafından 4 yıl önce fırlatılmıştır. Ayrıca Sovyetler, pek çok devlet sırrı gibi uzay çalışmalarını da gizli kapaklı yürütmekte, başarıya ulaştıkları projeleri dünyaya duyurmaktadır. Bu durum ABD’yi köşeye sıkıştırınca, etkili bir kütle çekim alanına sahip en yakın gök cismi için yarış başlar. ABD, Ay’a Sovyetler’den önce ulaşmak zorundadır.

1967’ye kadar teorik çalışmalar tamamlanır ve 1967’den itibaren NASA, projeyi sahada uygulamaya koyar. 13 gelişmiş testin ardından hâlâ tarihin en büyük ve en güçlü roketi olan Saturn V, ilk defa uzaya gönderilir. Bu roketin motorunu tasarlayan ekipte Türk mühendis İsmail Akbay da yer alır.

0 次瀏覽0 則留言

©2021, WebMaster